Monthly Archives: Nisan 2008

Sigorta numarası

Bugün sigorta numarası almak için görüşmem vardı. Yazın çalışacağım için NI(National Insurance) Number edinmem gerekiyor. Öğrenci belgesi, pasaport, işyerinden işe kabul edildiğime dair belge, ve Dundee’ye yerleştiğimde Polis’ten çıkardığım kayıt belgesi yeterli oldu. 4 haftaya kadar döneceklerini söylediler. Aferin 🙂

Bi telefon görüşmesi, net bir saatte 15 dakikalık, çoğunlukla memurla birlikte form doldurmayla geçen yüzyüze bir görüşmeyle bu iş hallolmuş oldu. Gerekli belgeleri toplamayla birlikte, tüm sürecin bana maliyeti yaklaşık 1 saat.

Düşünmeden edemiyorum, Türkiye’de böyle bir işin bedeli ne olurdu? Vergi dairelerindeki kuyruklar, bugün-git-yarın-gel’ler geliyor aklıma, gözlerim kararıyor…

Bir de posta rezaleti var tabii. İngilterede bugün postaya verdiğiniz bişey bir, olmadı iki güne hedefine varıyor. Türkiye’deyse bu süre en az bir hafta. Posta gerçekten önemli birşey, sistemin kanı gibi birşey. Eğer posta yavaşsa, herşey yavaş çalışır.

Enseyi karartmak değil niyetim, ama gerçekten bu sistemi haketmiyoruz.

şangay’ın gizli yüzleri

milliyet’in uyduruk galerileri arasında “işte bu” dedirten, iki saat kendine mel mel baktıran bir galeriye rastladım: “şangay’ın gizli yüzleri” (chang mai diyor el):

http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster.asp?prm=0,5248684&galeriid=3409

şimdi kara kara düşünüyorum, nedir bu fotoğraflarda beni bu kadar çeken şey? bu fotoğraflara bakarken içtenlikle orda olmak, orda yaşamak istiyorum. özellikle de iyice sefil görünenlerinde. neden?

yaşam tarzı desen, bu insanlarınki öyle moulin rouge tarzı ‘ısmarlama’ süslü bir bohemlik değil, düz ve saf mecburiyet, sefalet. kendinden organik materyal 🙂 biti kanlı bir kısım insanın feng-şui tarzı döşenmiş dairelerini de bunun dışında bırakıyorum tabii :]

pek çıkabilecek gibi değilim bu soru’nun içinden. ama bu insanlara hayranlıkla bakmaya devam edeceğim. şu doğunun bildiğimiz anlamda refah’tan çok uzak insanlarının, huzur dolu yüzleri bana hep mutluluk verecek sanırım 🙂

bu arada, feng şui diye çemkirdim falan ama şu iç mekâna da hasta oldum, not ediyorum:

Nisan 2008, Dundee

Türkiye’de wordpress’e getirilen yasakla da birleşince, zaten pek sık yazmayan ben 5 aydır burayı es geçtim. Motivasyonumu toparlayabilirsem burada tekrar kendimi özetlemeye devam edeceğim.

Bu arada ne oldu?

Abertay MSc CGT’nin ilk dönemi bitti. Oyun programlamaya ısınmaya başladım diyebilirim. Hele son günlerde PlayStation2 üzerinde çalışıyorum, low-level halleri ciddi ciddi hoşuma gidiyor.

Bu yaz ne yapacağım, uçak biletleri kalacak yer falan derken, Realtime Worlds’e yaz için iş başvurum kabul edildi. Haziran ortasından, Eylül ortasına kadar Realtime Worlds Dundee ofisinde tam zamanlı çalışıyor olacağım. Bundan oldukça memnunum :). Hep ciddi büyük bir şirkette rol üstlenmeyi istemişimdir. Netsis’te çalışmayı sevmemin nedenlerinden biri de buydu. Tabii Realtime Worlds birkaç gömlek ötede denebilir, çünkü ayrı ayrı projelerin bile eleman sayıları 100lerde. Bayağı geniş bir ekranda yek bir pixel olacağım özetle, ama en azından renkli bir pixelim 😀

Gerçi ailemi, izmirdeki arkadaşlarımı haddinden fazla özlüyorum ama tüm yazı İzmir’de geçirirsem bomboş geçmiş bir yaz anlamına gelecek. Mayıs’ta üç-dört hafta, ve eylül ya da ekimde tekrar bir üç-dört hafta olmak üzere iki ayrı İzmir tatiliyle özlem gidermeye çalışacağım.

Şimdilik bu kadar. Bir dahaki beş aylık özete kadar hoşçakalın 🙂