Monthly Archives: Mayıs 2007

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

”biri ölüm biri sevgi
ikisi de tez
sanki çocukturlar
ağlamaları
ağlatmaları tez
bizler yarıştırırız onları
bilmeden bilinmeden tez
sevgi önde gider hep
ölüm ulaşır tez..”

Reklamlar

RSS’te yetkilendirme

RSS yayınlarını (besi de deniyor) ciddi bir yazılım çözümü içinde kullanmayı planlıyorsanız, bir yetkilendirme yöntemine ihtiyaç duyulur. Aşağıda bağlantısını vereceğim makaleye göre, RSS okuyucuların nadir bir kısmı HTTP üzerinden yetkilendirmeyi ve şifrelemeyi (SSL) destekliyor.

HTTP üzerinden yetkilendirme, şifreyi açık olarak gönderdiği için pek tercih edilmemesi gereken bir yöntem. Ancak HTTPS(SSL) üzerinden yayınlanırsa, güvenli oluyor.

Konu açılmışken, uzun süredir firefox-thunderbird ikilisinin rss okuma yetenekleriyle yetiniyordum. Bir yandan da google reader kullanıyorum. Ama artık, daha iddialı bir rss okuyucu edinmenin zamanı geldi sanırım 🙂

http://labs.silverorange.com/archives/2003/july/privaterss

Servis odaklı mimari

Yazılımı bir servis olarak geliştirmek, iki bilgisayarın ağ üzerinden ilk konuştukları günden bu yana -muhtemelen yüzbinlerce kez- yapılmış birşey. Daha gerisini bilmiyorum; ama web servislerinin bu kadar popüler olmasından önce de aynı amaçla kullanılabilen bir çok altyapı teknolojisi mevcuttu. CORBA, DCOM ve REST, bunlardan yalnızca bazıları. (bkz. RPC)

XML-RPC ya da SOAP, sadece XML’in popüleritesinden ve web uygulamaları üzerine oluşan deneyimden nasiplerini alanlar. Fena mı oldu, tabii ki hayır. Ama “servis odaklı mimarîye, sadece web servisleri gözüyle bakmak”: işte fenâ olan budur.

Yazılımın üst düzey tasarımı tartışılırken konuşulan şey “web servisleri” ise, bence yol yanlıştır. Tartışılması gereken şey, “servis odaklı mimarî”dir. Web servisleri, yalnızca bunu nasıl yapacağınıza karar verdiğimizde değerlendirmemiz gereken bir alternatif.

Bu yolla, “servis odaklı mimarî”nin tasarımınıza olan etkilerini açıkça değerlendirebilirsiniz. “Loose coupling” denen nâneye yeni bir gözle bakmak, yenilik budur. Servis odaklı mimâri, nesne yönelimli tasarımın semirmiş halidir. Bugün böyle popüler olmasının sebebi de, nesne yönelimli programlamayı sindirmemizin tamamlanmış olmasıdır. Dediğim gibi, bir servis yazmak için onyıllardır teknoloji mevcuttu.

Özet: Gün bugündür! 🙂

felix – çirkef

Dün akşam Serkan’la felix isimli mekândaydık. Sağolsun, akşam dokuz buçuktaki davetimi kırmadı ve beni gezmeye götürdü 🙂

Çirkef’i dinledik, bence çok iyilerdi. Ortam hayli kalabalıktı ve feci dumanaltıydı. Vişne votkanın yarısı suydu (buz suyu), tadı tuzu yoktu 🙂

her şeyi öğrenmek

secretGeek’ten,
“her şeyi öğrenmenin üç yolu”.
(ingilizce)

Bu arada, günlük yazılarımı sıklaştırmama imkân veren firefox eklentisi:
ScribeFire

net

Gelecekte, bilgisayar dünyası ve çevresindeki kavramlarla ilgili nasıl değişiklikler olacak hayatımızda?

İYTE’de, İnternet Haftası etkinliğinde Dr. Ahmet Koltuksuz’u dinliyorduk. “Ne diyecekler bilmiyorum ama, adının internet olarak kalmayacağı kesin.” diyordu.

Buradan başladığım söze, kendi senaryolarımı sıralayarak devam edeyim:

1. Nette bir bilgiye bağlantı vermek için, URI ifadeleri (http://…, news://.. gibi) kullanıyoruz, bu bize herhangi bir kaynağı tamınlama ve sembolize etme imkânı veriyor. Bence bu tip bir tanımlama yöntemini, hayatın her alanına yayacağız. Örneğin bunun küçük bir örneği olarak, google takvim’i gösterebiliriz. http://… ile başlayan bir adres vererek bir konseri, bir buluşmayı tanımlayıp arkadaşlarınızı bu etkinliğe davet edebilirsiniz. Sadece etkinliğin adresini vererek. Sayfaya girip “katılıyorum” dediğinde, kendi sanal takvimine hemen eklenebilir ve zamanı geldiğinde cep telefonuna sms’le “şu saatte şurada şu işin var” diye haber verilir.
Örneğin 25 Mayıs’ta birkaç arkadaş gideceğimiz gevende konserine şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
http://www.google.com/calendar/event?eid=ZmU4…..

Bugün google, bize bu imkânı basit yöntemlerle sunuyorsa, bu google’ın mükemmel bir teknolojiye değil, ileri görüşlü yenilikçi bir bakış açısına sahip olduğunu gösterir.

Bu tür bir yapıyı hayatın her alanına yayacağımızı düşündüğümü söylemiştim. Gerçek hayattaki varlıkları da bu yöntemle ifade edebilmeliyiz. Türkiye’de TC Kimlik numaralarını kullanmaya yeni başladık, ama gelecekte şöyle birşey beni uzayda tanımlamaya yetecek:
pp://gorkem.pacaci.1986
(pp=personal profile, 1986 doğum tarihim 🙂

Yine Ahmet hocanın tekrarladığı bir görüşle bitireyim bu post’u: “Herkes, her an internet’e bağlı olacak.”

Bence bu yüzden, artık internet’e (ağlar-arası, ya da örütbağ) internet değil, sadece net (yani sadece ) diyeceğiz. Ve hayatımızda, bugün olduğundan çok daha büyük bir yeri olacak.

Javascript debug

Javascript kodu yazarken, hata bulmak için kullanılan yöntem genelde alert(değişken) gibisinden olur. PHP kullanıcılarının çoğu da, benzer yöntemler (vardump, print_r,…) kullanır. Ben de bir süre öncesine kadar öyle yapardım, ve nasıl sancılı bir süreç olduğunu bilirim.

Javascript debugging ile söyleyeceğim birçak söz var. Öncelikle, kodun içinde bir satıra sadece “debugger” yazarak, kodun içine “breakpoint” koyabiliyor, o satır çalıştığında sistemde kayıtlı debug tool’ların tetiklenmesini sağlayabiliyorsunuz. Bu aşamadan sonra zaten ekranda debugger’ların listesi geliyor. Bu konuda Visual Studio 2005 gayet iyi.

Diğer yandan, Firebug isimli bir js, html, css debugger var ki incelerken ofiste bizi “oha, oha, oha” diye inletti. Sizi bu haz gösterisine davet ediyorum:

Firebug – Web Development Evolved (adını hakediyor)

Powered by ScribeFire.