Masumiyet nedir? Insan ne zamana kadar masumdur? Hic masum olur muyuz? Ya da masumiyetimizi hic kaybeder miyiz?
Cocukken diger insanlara bakar, onlarin da gercekten benim gibi olup olmadiklarini merak ederdim. Bu etrafimda gordugum insanlarin da en az benim kadar dusunebildiklerini, ayni benim gibi kendileri icin isteyip durduklarini anlamam, bir anda olup bitmedi; anlamak icin ugrasmam gerekti. Bunu dusundugum zamanlarin ne tarihe denk geldigini bilmiyorum, belki ilkokul, belki daha once.
Sonra ozel oldugumu dusunmeye basladim. Mutlaka bir sekilde digerlerinden farkli oldugumu hissediyordum. Mutlaka bir gun ortaya cikacakti bu ve sivrilecektim, herkes bana ozenerek bakacakti. Hemen herkesin bu sekilde hissettigini farketmem uzun surmedi.
Hayvanlar, onlar da benim gibi dusunup yorum yapiyorlar mi? Kendileri icin istiyor ve kendileri sahip olmak icin baskalarinin sahip olmamasini diliyorlar mi?
Evet.
Plazmanin icinde basibos buldugu proteine yazilan virus kadar, bakicisini parcalayip kemiklerini kitir kitir kemiren aslan kadar masumum. Istemek her hayvan gibi, insanin da dogasinda var. Eger istediklerimizin siniri yoksa, bu hayvanlardan daha az masum oldugumuzdan degil, istenecek daha fazla sey oldugunun farkinda oldugumuzdandir. Cocukken de kendim icin istiyordum, simdi de istiyorum.
Istemenin kotu olmadigini kabul ettim. Ama kendim icin esas ‘mutluluk’ istiyorum. Bu en temel arzum, surekli tatmin olsun istiyorum. Dundee’ye gecen gelisimde, geciken ucagi beklerken Lisa isminde bir amerikali kadinla tanistim. Bir cok seyden bahsettik. Budist oldugunu anlatmisti. En net aklimda kalan, budizmin mutluluk icin belirledigi yoldu: bir ev, bir araba, bir es ve cocuklar, ne istedigini belirleyeceksin ve bunun icin calisacaksin. Fazlasini istemekten kendini alikoyabildigin zaman, mutlu olacaksin. Laf aramizda, kendine guvenin ve ne istedigini bilmenin bir kadina ne kadar yakistigini bir kez daha gordum. Lisa daha genc olsaydi kesin ona tutulmustum. Simdi tutulmadigim ne kadar kesin, orasini bilemem ya.
Ilk dinledigimde cok mantikli gelmisti, ama kendini daha fazlasini istemeyecek sekilde egitmekle bitmiyor is. Insan, eger tutarli bir cizgide mutlu olmayi basarirsa, cok gecmeden bu mutlulugu parcalamak icin dinamikleri harekete gecirmekten de cekinmez. En azindan bana boyle olacagina eminim, ki aksini de isteyecegime supheliyim. Daha fazla mutlu olmak icin daha fazla uzulmenin gerekliligi, diyalektigin en temel kurali. Daha kendimi dizginleyememisim, evrenin cekirdegine muhalefet edecek degilim ya?
Anneler, buyuk toplum liderleri, biri icin kendinden veren tum o insanlar. Benden daha mi masumlar? Hayir. Cunku halki icin hayatini harcayan adam bile, kendini guzel isler yapmis bir insan olarak gormenin pesindedir. Mutlu olmak icin koydugu hedefe yuruyordur. Icindeki mutluluk tanimi bizim bildigimiz ve istediklerimizle zerre kadar catismayabilir. Ama bir seyler yapmak istedigi surece canli, benden daha masum degildir.
Ya tamamen masumuz, ya da hic masum olmadik. Ben daha sik durdugu icin birinciyi tercih ediyorum.