milliyet’in uyduruk galerileri arasında “işte bu” dedirten, iki saat kendine mel mel baktıran bir galeriye rastladım: “şangay’ın gizli yüzleri” (chang mai diyor el):
http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/yeni/goster.asp?prm=0,5248684&galeriid=3409
şimdi kara kara düşünüyorum, nedir bu fotoğraflarda beni bu kadar çeken şey? bu fotoğraflara bakarken içtenlikle orda olmak, orda yaşamak istiyorum. özellikle de iyice sefil görünenlerinde. neden?
yaşam tarzı desen, bu insanlarınki öyle moulin rouge tarzı ‘ısmarlama’ süslü bir bohemlik değil, düz ve saf mecburiyet, sefalet. kendinden organik materyal
biti kanlı bir kısım insanın feng-şui tarzı döşenmiş dairelerini de bunun dışında bırakıyorum tabii :]
pek çıkabilecek gibi değilim bu soru’nun içinden. ama bu insanlara hayranlıkla bakmaya devam edeceğim. şu doğunun bildiğimiz anlamda refah’tan çok uzak insanlarının, huzur dolu yüzleri bana hep mutluluk verecek sanırım
bu arada, feng şui diye çemkirdim falan ama şu iç mekâna da hasta oldum, not ediyorum:

Kategoriler: Güncel · Güzel şeyler · Yaşam
16 Nisan, 2008 · 1 Yorum
Türkiye’de wordpress’e getirilen yasakla da birleşince, zaten pek sık yazmayan ben 5 aydır burayı es geçtim. Motivasyonumu toparlayabilirsem burada tekrar kendimi özetlemeye devam edeceğim.
Bu arada ne oldu?
Abertay MSc CGT’nin ilk dönemi bitti. Oyun programlamaya ısınmaya başladım diyebilirim. Hele son günlerde PlayStation2 üzerinde çalışıyorum, low-level halleri ciddi ciddi hoşuma gidiyor.
Bu yaz ne yapacağım, uçak biletleri kalacak yer falan derken, Realtime Worlds’e yaz için iş başvurum kabul edildi. Haziran ortasından, Eylül ortasına kadar Realtime Worlds Dundee ofisinde tam zamanlı çalışıyor olacağım. Bundan oldukça memnunum
. Hep ciddi büyük bir şirkette rol üstlenmeyi istemişimdir. Netsis’te çalışmayı sevmemin nedenlerinden biri de buydu. Tabii Realtime Worlds birkaç gömlek ötede denebilir, çünkü ayrı ayrı projelerin bile eleman sayıları 100lerde. Bayağı geniş bir ekranda yek bir pixel olacağım özetle, ama en azından renkli bir pixelim
Gerçi ailemi, izmirdeki arkadaşlarımı haddinden fazla özlüyorum ama tüm yazı İzmir’de geçirirsem bomboş geçmiş bir yaz anlamına gelecek. Mayıs’ta üç-dört hafta, ve eylül ya da ekimde tekrar bir üç-dört hafta olmak üzere iki ayrı İzmir tatiliyle özlem gidermeye çalışacağım.
Şimdilik bu kadar. Bir dahaki beş aylık özete kadar hoşçakalın
Kategoriler: Aile · Güncel · Oyun Geliştirme