nasıl oluyor da ‘oluyor’ ?

Normal

20 Kasım, 2009 · 1 Yorum

Bugun apartmanin kapisindan girerken, benimle birlikte iceri girmek isteyen kedinin onune ayagimi koyup girmesine engel oldum. Bir anda aklimda canlanan hayal dunyasinda, aclik icinde kapinin onunde sefalet icindeki insanlari dusundum. Biraz isinmak, bir parca yiyecek bulmak umidiyle iceri girmek icin kapinin onunde birinin iceri girmesini firsat bekliyorlardi. Onlari da kediye yaptigim gibi ayagimla iterek uzaklastirir miydim? Bir gun iki gun, uc gun, kapimin onunde sefalet icinde bekleyen bu insanlar gunluk hayatimin bir parcasi haline geldiginde, onlar icin hissettiklerim bugunku kedi icin hissettiklerimden hala farkli mi olur muydu? Yoksa zamanla duygularimi kaybeder ve duruma alisir, onlari da bu kedi gibi yavasca kenara itip iki saniye sonra unutur, hayatima keyifle devam mi ederdim?

Insanin adaptasyon yeteneginin sinirlari o kadar genis ki, bu sorunun dogru oldugunu bildigim cevabi irkilmeme sebep oluyor. ‘Normal’ diye kabul ettigimiz olgulara karsi o kadar hosgoruluyuz ki, kimse ne olduklarini sorgulamiyor. Bir hareket veya gelenek eger bir kere topluma malolduysa, ne kadar yanlis veya mantiksiz oldugu dusunulmeksizin bireyler tarafindan kabul edilip surdurulebiliyor. Oyle ki hayatlarimizin cogunu bu normaller, kaliplar, patikalar ile sekillendiriyoruz. Ve ayni olcude aslinda kendi yasamimizdan feda ediyoruz. Yalnizca su toplum denen aptal ve hantal yaratik iki hiriltili nefes daha alabilsin diye omrumuzu onunla paylasiyoruz.

→ 1 YorumKategoriler: Güncel

İzmir’de Oyun Mutfağı başlıyor

16 Kasım, 2009 · 3 Yorum

Merhaba,

Dundee’deyken “Bert Wednesdays” diye bi geleneksel toplantımız vardı, şehirde oyun üzerine çalışan herkes (programcılar, grafikerler, tasarımcılar) belli bir pub’da biraraya gelip muhabbet eder, birlikte içerlerdi.

Bunun çok benzerini, üstelik bir hedefi olan şekilde neden İzmir’de yapmayalım diye bir süredir düşünüyordum ve “Oyun Mutfağı” fikri ortaya çıktı.

Her çarşamba, saat 19:00′da o hafta için belirtilen yerde buluşup, yorulana kadar oyun üzerine tartışıyoruz ve o toplantıdan bir oyun tasarımı çıkıyor. Bu çıkan oyun tasarımlarını web sitemizde yayınlıyoruz.

Plan bu, ve ilk buluşma bu çarşamba (18 Kasım 2009) saat 19:00′da Kıbrıs Şehitleri Starbucks’ta.

Daha fazlasını takip etmek için web sitemiz:

http://oyunmutfagi.blogspot.com

→ 3 YorumKategoriler: Güncel

Korku bombasi

29 Haziran, 2009 · 2 Yorum

Taraf gazetesinin ortaya attigi darbe planindan bircogumuz haberdariz. Burdan yola cikarak, su anki duruma bakarak birseyler soylemek istiyorum.

Ordu belgeyi mahkemelerinde arastirdi, uydurma olduguna karar verdi. En azindan belgenin gercegi ortaya cikmadikca bu isin ciddiye alinmasinin mumkun olmadigini soyledi. Hukumet de bunu yeterli bulmadi, askerlerin sivil yargida yargilanmasini saglayan yasayi bir geceyarisi oldu bittiye getirdi. Simdi sivil yargi inceleme baslatacak. Genelkurmay baskani orduya dokunmayin, yipratmaya, yikmaya calismayin diye aciklama yapti. Basbakan, rejimin guvencesi polistir diye aciklama yapti.

Bu olaylarda her adim icin soylenecek bir cok sey var. Ama genel resime bakarsak guvensizlik ve parcalanma hakim. Korkunc bir sekilde cozuluyoruz. Bu bir anda olusan bir surec degil, ama uzun zaman onceden gelen suphe tohumlari bu belge gibi bir can suyu bekliyordu. Fatih Cekirge bugun Hurriyet’deki yazisinda bir noktaya dikkat cekmis, o da bu ‘korku bombasi’nin tam da PKK sorununa cozum getirebilinecek bir zamanda patlatildigi.

Kesimlerinin birbirinden korktugu, birbirine destek yerine ofke besledigi bir toplum, herhangi baska birseye degil, ancak cokus ve parcalanmaya gidebilir. Nasil olacak bunu soylemek gucum dahilinde degil, ama bu korku ve ofke firtinasina tez zamanda bir son vermemiz lazim. Yoksa bu gidis gidis degil.

→ 2 YorumKategoriler: Güncel

Yasak kitaplar haftasi

18 Haziran, 2009 · Yorum yapın

Yasak Kitaplar Haftasi diye birsey oldugunu biliyor muydunuz? Benim haberim yoktu.

Eylul ayinin son haftasi.

Olaganustu fikir. Ne kadar yasak kitap varsa alip okumali.

http://en.wikipedia.org/wiki/Banned_Books_Week

→ yorum bırakKategoriler: Güncel

Yapilacaklar

15 Haziran, 2009 · Yorum yapın

Esra hanim beni mimlemis, racona gore bu durumda bizim de cevap vermemiz gerekiyor.

Bu ara doktora konusunu halletmem lazim gundemde o var. Turkiye’de olacaksa bir de TOEFL’a (yahut benzerine) girmem lazim.

Orta vadede de ufak bir tekne almayi cok isterim, aman aman degil soyle 6-7m lik eski tip birsey, icinde baliga cikilabilecek, hatta baliklar mangalda yenebilecek.

Bundan baska da pek istedigimiz birsey yok, geldikce yasariz onu seviyoruz.

→ yorum bırakKategoriler: Güncel

Ince saz

13 Mayıs, 2009 · 9 Yorum

carkifeleklerin renk renk geceye dagilmasi;
sirilsiklam asik incesaz,
kadehlerin mehtaba dagilmasi
adeta dugun

Biryerde bir yanlislik olmali, belki de yeterince cekmedim. Ama su insan milletini fena halde seviyorum.

23 yasinda seker gibi bir kiz. Guldu mu cenesini yukari kaldirip boynunu uzatarak, aydinlik sacar yanaklarindan. Bir erkek arkadasi var, o da bir o kadar seker, sessiz bir cocuk. Aksam ondan once evde birbirlerini goremezler, cocugun isten ona dogru biter. Kiz ogle tatilinde sandvicini kemirirken havlulara bakiyor banyosu icin. Maasi zaten az buz birsey, bu ay havlu takimina para harcarsa baska ekstra hicbirsey yapamaz.

Adam 40larinda, guleryuzlu, bilgili. Her konuda soyleyecek sozu var, her halti okumadan birakmiyor cunku. Hemen her zaman ustu basi les gibi, ayakkabilari yirtik, camurlu. Hic evlenmemis. Ailesini yaklasik 10 yil once kaybetmis, anne babasinin olumuyle birlikte kizkardesi de onunla konusmayi kesmis. Belli ki iyi, gorgulu buyutulmus. Davranislari olculu, hareketleri dusunceli. Hayatinin ortasini az gecmis bir yasta, ailevi herhangi bir bagdan yoksun, sadece arkadaslari var onu topluma baglayan. Bir dostu saka yollu, onun icin pek degerli olmadigini soyleyince kendini tuvalete kapatip agliyor.

Erkek 27sinde, ailesine oyle bir bagli, ailesi de ona. Kendinden iki yas kucuk kiz kardesi, annesi ve babasiyla yasar. Hayatin ondan beklediklerini simdiye dek hep yerine getirmis. Calismasi gereken yerde calismis, uzak durmasi gerekenlerden uzak durmus, saygi gosterileceklere saygi, sevgi gosterileceklere sevgi beslemis. Vakti gelmis artik, ciddi dusunebilecegi bir kiz istiyor hayatinda. Tercihen kivircik sacli, temiz kalpli, iyi bi ailesi olan, zeki, sadik…

Nasil sevmem bu insanlari? Hepsinin yuzune bakinca ayri bir hikaye, bambaska istekler, zamaninda karsilarina cikmak icin onlari bekleyen uzuntuler… Hepsi o kadar ‘ben’ ki, nasil sevmem bu insanlari?

→ 9 YorumKategoriler: Güncel

Sansure sansur!

12 Mayıs, 2009 · Yorum yapın

Sansure sansur

Sansure sansur

→ yorum bırakKategoriler: Güncel

Yaslanmak

9 Mayıs, 2009 · Yorum yapın

Aralikta dogdum, ocak yazdirmislar nufusta, ‘bir yil kazanayim’ diye. Askerden, okuldan… Sonra da bes bucuk yasinda ilkokula baslatmislar, bir ise yaramamis. Zamanin aslinda varolmadigini, bizim varolusu basitlestirmek icin olusturdugumuzu biliyoruz ama, bu bizi yaslanmaktan alikoymuyor. Zamanin varolmadigina Ahmet Hamdi’yi de sahit alarak devam edelim:


ne icindeyim zamanin
ne de busbutun disinda;
yekpare genis bir anin
parcalanmaz akisinda.
/
Ahmet Hamdi Tanpinar

Zaman sadece algiya bagli bir yanilgiysa, bir hafta yasayan kelebege acimak adaletsiz degil mi? O bir haftayi, benim 60 yilim gibi yasamadigini kim soyleyebilir?

Yasimi ogrenen bir cok kisi hemfikir ki, oldugumdan 4-5 yas fazla gosteriyorum. Bir agac olsam yas halkalarimdan gercek yasima bakilabilirdi, gunes sistemi ve mevsimler, seklimi dogrudan etkiliyor olurdu. Ama insanin ne kadar yasli oldugunun, dunyanin gunesin etrafinda kac kez donduguyle ne ilgisi var? Bir internet sitesinde (RealAge) biyolojik yasimi hesaplamistim, yuzlerce sorunun ardindan insanlarin tahmin ettigine yakin bir yas soylemisti.

Oyleyse kac yasinda gorunuyorsam, kac yasta hissediyorsam, o yastayim. Kulaga adil geliyor.

Bir gunesli pazar gunu DCA’in ic bahcesinde bir kadeh serin rozeyle gunesin tadini cikarirken birlikte dusundugumuz guzel insana da tesekkurler yazmadan bitirirsek ayip olur.

→ yorum bırakKategoriler: Güncel

Taniyamadan

9 Mayıs, 2009 · 1 Yorum

Dusunuyorum, tanidigimiz insanlari nasil oluyor da ‘taniyoruz’? Biri hakkinda bildigim seyler, onunla tanistigim zaman icinde hem benim, hem de onun icinde oldugu hale gore sekilleniyor. Eger bana yardim ederek tanistiysak guclu, pesinden kostuysam degerli, agliyorduysa zayif…

Erkek olmanin ne demek oldugunu ogrendigim babam, ilkokulda sira arkadasinin sucunu kallesce ogretmene ispiyonladiysa, bu benim babamdan birsey eksiltir mi? O cocukla benim babam arasinda ne fark vardir? O cocuk benim babam degilse, 60 yasina geldiginde hala benim babam midir?

Lisede sevip asik oldugum kizla bugun ilk defa tanismis olsam, yine de elma sekeri gibi mi kokardi bana? Belki yine o kadar asik olurdum, ama ayni kiza mi tutulmus olurdum? Onun bes yasina gidip sokakta oynarken yanindan gecsem, bana dil cikarsa, ‘aptal’ diye bagirsa, tukurse… o hala asik oldugum o kiz midir? Ayrilsak, barissak, uzulse, aglasa, uzulsem, aglasam, o asik oldugum kiz ayni kiz midir?

Bugunum, on yil oncem, on yil sonram, beni gercekten kimse taniyabilir mi? Kimseyi taniyabilir miyim?

→ 1 YorumKategoriler: Güncel

Tubitak’ta kadrolasma tarihi

16 Mart, 2009 · 1 Yorum

Kaynak: Eksi sozluk / roseinthefist

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=tubitak%2F%2315693796

2003 mayıs – tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak’ın görev süresi sona erdi.
2003 mayıs – tübitak’ın 12 kişilik bilim kurulu, prof. namık kemâl pak’ı tekrar başkanlığa seçti.
2003 mayıs – bilim kurulu’nun aldığı bu karar, onaylanması için başbakanlığa gönderildi. başbakanlık, bu seçimi onaylayıp kararı cumhurbaşkanlığı’na göndermesi gerekirken göndermedi. tübitak bilim kurulu’na başbakanlık müsteşarı ömer dinçer tarafından gönderilen mesajda, tübitak başkanlığı’na prof. nükhet yetiş’in seçilmesi önerildi. tübitak bilim kurulu, yasaya aykırı bu uygulamayı reddetti.

2003 eylül – başbakanlık, tübitak bilim kurulu’ndan gelen evraklar hakkında 5 ay işlem yapmadı ve gönderilen tüm evrakları bekletti. çünkü bilim kurulu’ndaki 6 üyenin görev süreleri 2003 eylül’de doldu.
2003 eylül – bilim kurulu toplanarak boşalan 6 üyelik için yeni üyeleri seçti. onaylanması için başbakanlığa gönderdi. başbakanlık seçilen bu 6 yeni üyeyi onaylamayarak, kendisinin belirlediği 12 kişilik listeden 6 kişinin üye seçilmesini istedi.
2003 eylül – bilim kurulu, yasalara aykırı olan bu uygulamayı reddetti. bilim kurulu tarafından yasaya uygun olarak seçilen 6 üyeyi de başbakanlık onaylamadı.

2003 ekim – tübitak’la ilgili bir maddelik bir yasa başbakanlık tarafından tbmm’ye önerildi. bu yasa önerisinde, bir defaya mahsus olmak üzere, tübitak başkanı ve boşalan bilim kurulu üyeliklerine atamayı başbakanlık kendisi yapmak istedi.

2003 kasım – bir maddelik yasa önerisi, önce eğitim komisyonu’nda, sonra da tbmm genel kurulu’nda akp oylarıyla kabul edildi ve cumhurbaşkanı’na gönderildi.
2003 kasım – cumhurbaşkanı sayın ahmet necdet sezer, yasayı veto ederek tbmm’ye aynen geri gönderdi.

2003 aralık – yasa önerisi, tbmm genel kurulu’nda akp oylarıyla tekrar değiştirilmeden kabul edildi. cumhurbaşkanı, ikinci kez veto yetkisi olmadığı için, yasayı mecburen kabul etti. cumhuriyet halk partisi, 141 milletvekilinin imzaladığı dilekçe ile, yasanın iptali ve yürütmesinin durdurulması için anayasa mahkemesi’ne başvurdu.
2003 aralık – başbakanlık, fırsattan istifade, boşalan 6 bilim kurulu üyeliği için atama yaptı.

2004 ocak – tübitak bilim kurulu, başbakanlık tarafından atanan 6 yeni üye ile ilk kez toplandı ve başkanlığa, başbakanlık tarafından önerilen prof. nükhet yetiş’i seçti. tübitak bilim kurulu’nun 6 eski üyesi, kararın ardından topluca istifa ettiler.
2004 ocak – anayasa mahkemesi, tübitak yasası’nın yürürlüğünün durdurulmasına karar verdi. ancak; karar geriye yönelik olarak işleyemeyeceği için, hükümet tarafından atanan 6 yeni üye görevden alınamayacaktı.
2004 ocak – cumhurbaşkanı, anayasa mahkemesi’nin verdiği karar sebebiyle, atama kararnamesini imzalamadı ve başbakanlığa iade etti.

2004 nisan – tübitak marmara araştırmalar merkezi başkanı prof. naci görür ve yardımcısı remzi akkök görevlerinden istifa etmek zorunda bırakıldılar.
2004 nisan – tübitak marmara araştırmalar merkezi başkanlığı’na geçici olarak, “prof. nükhet yetiş’in eşi” önder yetiş getirildi.
2004 nisan – ankara 1. idare mahkemesi, prof. namık kemâl pak’ın seçim kararnamesini onaylamayarak, prof. nükhet yetiş’in seçilmesini öneren başbakanlığın bu kararını hukuka aykırı bularak yürütmesini durdurdu.

2004 haziran – yemekhane bölümünde çalışan 13 personel, “idari tasarruf” gerekçesiyle işten çıkarıldılar ve işsiz bırakıldılar.
2004 haziran – başbakanlık, 1. idare’nin kararına itiraz ederek iptali için başvuru yaptı. bölge idare mahkemesi, 1. idare’nin kararını yerinde bularak başbakanlığın itirazı’nı oybirliği ile reddetti.

2004 ağustos – ankara cumhuriyet başsavcılığı, tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak ve diğer 3 kişi hakkında “görevi kötüye kullanma” bahanesiyle soruşturma başlattı. adı geçen kişiler, suçlamaları reddettiler.
2004 ağustos – tübitak’ın popüler bilim kitapları ve popüler bilim dergileri haricindeki yayınlarını basan matbaa kapatıldı ve 12 işçinin işlerine son verildi.

2004 eylül – yeni yönetim tarafından ilk kez bilim ve teknoloji yüksek kurulu toplantısı yapıldı. asli üyelerden yök, toplantıya temsilci göndermedi.
2004 eylül – tübitak görevlilerinin ücretlerini belirleme yetkisi başbakan’a verildi.

2004 ekim – ankara 4. iş mahkemesi, işten çıkarılan işçilerin görevlerine geri dönmesini öngören bir karar aldı. işçilere de 6 maaş tutarında tazminat ödenmesine hükmetti.

2004 aralık – ankara 1. idare mahkemesi, tübitak başkanı’nı ve boşalan üyelikleri bir defaya mahsus olmak üzere başbakanlığın seçmesini sağlayan kanunu esastan görüşerek iptaline karar verdi. 2004 nisan’da da, aynı mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermişti.
2004 aralık – işçilerin işe iade kararına edilen itirazı görüşen yargıtay 9. hukuk mahkemesi işçileri haklı buldu ve işçilerin işe iadesini onayladı. 6 maaş tutarında tazminat, 10 maaşa çıkarıldı.

2005 şubat – kamu çalışanlarının çifte maaş almalarını önleyen yasa önerisine, tübitak bilim kurulu üyeleri için “istisna” getirildi. yani tübitak bilim kurulu üyelerinin çifte maaş almalarının önü açılmaya çalışıldı.

2005 mart – tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak, atanması gerekirken atamasını yapmayan, “hukuka aykırı ve keyfi” davranan başbakan recep tayyip erdoğan hakkında 100.000 ytl istemli manevi tazminat davası açtı.

2005 nisan – tübitak ulakbim müdürü doç. dr. tuğrul yılmaz görevinden alındı.
2005 nisan – akp, tübitak yasası’nı değiştirmek için yeni bir teklif hazırladı. bu teklife göre, başbakan’ın tübitak bilim kurulu’na üye seçimindeki etkisi ve yetkisi artıyordu.
2005 nisan – tübitak yasa teklifi komisyonda kabul edildi.

2005 mayıs – kanun teklifi, tbmm genel kurulu’nda akp’nin oyları ile kabul edildi.
2005 mayıs – cumhurbaşkanı sayın ahmet necdet sezer, yasanın üye seçimi ve kurumun özerk yapısı ile ilgili 3 maddesini veto ederek yeniden görüşülmesi için tbmm’ye gönderdi.
2005 mayıs – cumhurbaşkanı’nın geri gönderdiği maddeler komisyonda aynen kabul edildi.

2005 haziran – geri gönderilen teklif, tbmm genel kurulu’nda akp tarafından aynen kabul edildi.

2005 temmuz – cumhurbaşkanı, ikinci kez veto yetkisi olmadığı için, aynen kabul edilen yasayı onaylamak zorunda kaldı. ayrıca, anayasa mahkemesi’ne iptal davası açacağını da kamuoyuna duyurdu.
2005 temmuz – cumhuriyet halk partisi, kanunun 3 maddesinin iptali istemiyle anayasa mahkemesi’ne başvurdu. mahkeme, cumhurbaşkanı’nın iptal ve yürütmeyi durdurma başvurusu ile chp’nin başvurusunu esastan görüşmeyi kararlaştırdı.
2005 temmuz – bilim kurulu, yeni yasa doğrultusunda oluşturuldu ve görevine başladı.
2005 temmuz – anayasa mahkemesi, hakkında başvuru yapılan maddelerin yürürlüğünü durdurdu.

2005 eylül – başbakan recep tayyip erdoğan, tübitak bilim kurulu üyelerini kabul etti, ve görüşme basına kapalı olarak gerçekleşti.

2006 şubat – danıştay, prof. nükhet yetiş’in hükümet tarafından başkanlığa önerilmesini içeren kararı iptal eden mahkeme kararını uygun buldu.

2006 ekim – 17. asliye hukuk mahkemesi, tübitak tarafından bilim kurulu eski üyelerine açılan davayı, “kurumun atanmış bir başkanı olmadığı ve bu yüzden aktif dava ehliyeti olmadığı” gerekçesiyle reddetti.
2006 ekim – 16. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı bir bilgisayar mühendisinin işe iadesine karar verdi.

2006 kasım – 9. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı olan eski iletişim danışmanının işe iadesine karar verdi.
2006 kasım – 14. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan, kurum çalışanı tübitak tedyeb başkan yardımcısı’nın işe iadesine karar verdi.
2006 kasım – başbakan recep tayyip erdoğan’ın, tübitak eski başkanı prof. namık kemâl pak’a 7.000 ytl manevi tazminat ödemesine mahkemece karar verildi.

2007 ocak – 3. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkarılan bilgi işlem eski müdürü’nün işe iadesine karar verdi.
2007 ocak – 4. iş mahkemesi, tazminatsız ve bildirimsiz olarak işten çıkartılan tübitak sage eski güvenlik koordinatörü’nün işe iadesine karar verdi.

son iki yılda o kadar çok gelişme oldu ki, artık takip etmekten vazgeçtim. artık tübitak’ın ismi de logosu da değiştirildi; içi tamamen boşaltıldı. böyle bir tübitak, bilim ve teknik dergisi’nin darwin’in 200. doğumgününü kutlayan sayısını tabii ki sansürler. aksi olsaydı şaşardım.

Kaynak: Eksi sozluk / roseinthefist

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=tubitak%2F%2315693796

→ 1 YorumKategoriler: Güncel